Kitaplıktan

Harry Potter ve Azkaban Tutsağı

Elbette Harry Potter olmadan olmazdı:) Neden serinin neredeyse ortasındaki kitabı seçtiğime gelirsek, öncelikle bir türdeşim bu kitapta öyküye dahil oluyor, ardından Harry ilk defa doğum günü armağanı alıyor ve Sirius geliyor… Başlayalım mı?

Hogwarts’taki üçüncü yılında Harry Potter’ı yeni dersler, yeni öğretmenler ve tabii ki yeni maceralar bekliyor. Okula gidiş öncesi de yine Snape’i hiç yoksa söylendirecek türden. Tüm Bakanlık üzerine titrerken ve okulda da neredeyse göz hapsine alınmışken, yine de maceraya atılmaktan geri durmaz. Hem de büyücü hapishanesi Azkaban’dan ilk defa kaçan bir mahkum olan Sirius Black’in peşinde olduğunu bilmesine rağmen.

Eğer yalnızca filmini izlediyseniz, kitabı okuduğunuzda, Cuaròn’un şahane yönetmenliğime takdir edecek ancak filmi eksik ve biraz da yavan bulacaksınız.

Sürprizbozan vermeden bu kitabı seçim nedenlerimden birini daha paylaşayım. Bu kitap seride eşik gibi, Karanlık Lord’un dönüşünden önceki son yaz günü… Rowling tabii ki yaşamın renklerini paylaşmaya devam ediyor ancak seriyi okuduğunuzda, ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Serinin çevrimenlerine de değinmeli dedi annem. Toplam üç çevirmen var ve oldukça başarılı bir iş ortaya koymuşlar, doğrudan çevrilemeyecek kimi sözcükleri başarıyla uyarlamışlar.

Kütüphanemizde 20. basımı var. (Annem beyaz kâğıttan okumayı sevmiyor pek. Kitap kâğıdına basılmış bir başka basımını da aldı:) Şubat 2008 tarihli ve 396 sayfa. Yapı Kredi Yayınları Snape’in 394. sayfa takıntısını göz ardı etmişe benziyor.

Bugünlük bu kadar. Beğenen, kaydeden, paylaşan parmaklarınız dert görmesin. Peki, siz bunu okumuş muydunuz?
Kucak dolusu mırrrrlamalı sevgiler…

error: Content is protected !!