Düne-Güne Notlar; Mayıs 25

* Doğadan uzaklaştıkça kendinden de uzaklaşırsın. Bedenin yeryüzünün parçası, senin buradaki yolculuğunun aracı. Özenli davran.
* Kendi yolculuğunun kaptanı sensin. Haritalara bakabilirsin, pusulaya göz atabilirsin ama dümeni başkasına bırakma.
* Değerler çiğnenirken başını çeviriyorsan ve dahi çiğneyenleri alkışlıyorsan, senin değerlerin çiğnendiğinde ne olacak? Seninkiler çiğnenmez diye düşünme, meseleleri seninkilerle aynı değil. Yalnızca sıran gelmemiştir, ayırdında ol.
* Bile isteye büyük ölçekte ayrışma, tartışma, karşı karşıya getirme ortaya konuyorsa, bil ki orada manipülasyonun şahı yapılıyordur.
* Futbol, dizi, yarışma programı, tv, sosyal medya… Bunlarla bağını kesmediğin ya da zayıflatmadığın her anda kontrol senden alınıyor.
* “Pandemi” dedikleri dönem, tüm dünyada insanların içinden geçti. Kırışıklıklar arttı, omuzlara garip bir ağırlık çöktü. Perdenin ardındakiler önünde sonunda dökülecektir. Bu dönemdeki tutumları aklında tut.
* Geçenlerde değerli bir dost söyledi sohbet sırasında: “Samimiyet kiloyla satılan bir şey değildir, kalpten doğar, yürekten damlar.”
* Mücadelelerini iyi seç. Gördüğün, duyduğun her mücadele senin yolculuğuna katkı olmaz. Telaşla atıldığın, seni yarı yolda bırakabilir.
* Gören göz değil beyindir. Pencereden girenleri eneyimlerden edinilenler, filtreler ve ön yargılarla kavrar. Zihin bazen boş gevezelik eder, bunu hatırında tut.
* Işık senin için yaşamsal, gölgeler kavrayışsal gereksinimdir. Güneş ve Ay gibi.
* Kimi şeyler sadece görülmek ister.
* Bazen içinde bulunduğun durumu yalın olarak kavrayabilmek için dışarıdan bakman gerek.
* Yol ayrımı çok belirgin artık. Şimdiye değin defalarca yazdım. Vicdan terazini insan mayanda tut. Gerisi artık senin seçimin, yüreğini duy, özden, sevecenlikle, aşkla…
Yüreklilik, umut, sevecenlik, sevgi ve ışıkla…
Pınar Elif Karabal


